Topics
Felç tedavisine bakınız.
Bir defa:
لاَ تُدْرِ کُہُ الْاَ بْصَارُ وَ ھُوَ یُدْرِکُ الْابْصَار
ۚ
“Lâ
Tüdrikühü’l-Ebsâru ve Hüve Yüdrikü’l-Ebsâr”
okunup işaret parmağının ucuna
üflenir; sonra arpacığın bulunduğu yere sürülür. Birkaç gün içinde hastalık
geçer.
Beyaz bir kâğıda:
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيمِ
ھُوَ اللّٰہُ الْخَالِقُ الْبَارِئَُ الْمُصَوِرُ لَہُ الَاسْمَاءُ
الْحُسْنٰی
“Hüve’llâhü’l-Hâliku’l-Bâriü’l-Musavvir,
Lehü’l-Esmâu’l-Hüsnâ”
yazılır; mumlu bez olmaksızın
beyaz bir kumaşa sarılıp boyna takılır.
Güneş çarpmasının etkileri
geçince hem muska hem kumaş yakılır.
Ayrıca ham şeker şerbetine aynı
âyet okunup üflenerek içilir. Bu, insanı sıcak çarpmasının etkilerinden korur.
Midede oluşan bozulma ve
çürümeden dolayı gaz yukarı yöneldiğinde ağız kokusu oluşur. Bazen diş eti
yahut diş aralarında kalan yiyecekler çürüdüğünde de ağız kokusu olur; fakat
gaz kaynaklı koku başkaları için çok rahatsız edicidir.
Hasta bunun çok farkında
olmayabilir; ancak karşısındaki insan üzerinde ağır bir pis koku etkisi
bırakır.
Bunun için beslenmede ölçüye
dikkat edilmelidir. Kişi rastgele yememeli; yalnız belirlediği vakitlerde
yemelidir. Bayat ve mayalanmış yiyeceklerden sakınılmalıdır.
Ne zaman su içilirse üç defa:
مَرْکُوْنَ رُ کُوْنیِ
“Merkûn Rukûnî”
okunup suya üflenir.
Ayrıca öğle namazından sonra aynı
amel bir tesbih okunup bir pound saf bala üflenir. Bu bal sabah, öğle ve akşam
yemeklerinden önce birer kaşık yenir.
Dişler daima temiz tutulmalıdır;
ister misvakla ister diş temizleyiciyle.
Kişi kendi ihtiyacı için yahut
kiracıdan rahatsız olduğu için bir evi yahut mekânı boşaltmak isterse, yatsı
namazından sonra üç yüz defa:
وَاَلْقَتُ مَا فِیْھَا وَ تَخَلَّتْ
“Ve Elkat Mâ
Fîhâ ve Tehallat”
okur; ardından gözlerini kapatıp
kiracıyı hayal ederek üfler.
Uygulama süresi en az kırk, en
fazla doksan gündür.
Bazen düşünceler öylesine yoğunlaşır
ki, beynin düşünceleri dağıtan yeteneği zarar görür. Böyle bir anda kişi su
görürse beyin çalışmayı bırakır ve sara nöbeti başlar.
Düşünce yoğunluğu sürdükçe hasta
baygın kalır; dağıldığında yeniden kendine gelir.
Nöbet sırasında bütün sinir
sistemi felce uğradığından hareketler geç düzelir.
Anlık tedavi şöyledir:
Hastanın başı yere değmeyecek
şekilde, yalnızca bir parmak kadar yukarı kaldırılır. Sonra baş hafifçe iki üç
defa sallanır. Nöbet sona erer.
Göz bebekleri bir süre
gözlemlenmelidir; böylece hafıza ile ilgili hücreler yeniden dış dünyaya
yönelir ve şuur geri gelir.
Ruhânî tedavi olarak kırk gün
boyunca her sabah aç karna aşağıdaki ifade tabağa yazılır, suyla yıkanıp
hastaya içirilir:
اَلّْطُرُقُ النَّاسُ وَالْا جِنَّۃٌ وَالرُّوحُ
اَلْعِبَادِ الصَّالِحِیْنَ فیِ الْکَوْنِ
“El-Turuku’n-Nâsu ve’l-Cinnetü
ve’r-Rûhu’l-İbâdi’s-Sâlihîn fi’l-Kevn.”
Aynı ifade büyük bir kâğıda
yazılıp baştan ayağa bütün bedene sürülür. Kâğıt yırtılırsa yeniden yazılır.
Tedavi sırasında hastanın kabız
olmamasına dikkat edilmelidir.