Topics
Bismillâhirrahmânirrahîm
Musallat, zihinle bağlantılı bir rahatsızlıktır.
Bunun en yaygın sebebi, kandaki tuz oranının tatlılığa nispetle artmasıdır.
Kan, bütün bedeni dolaştıktan sonra beynin iki trilyona yakın hücresine
ulaştığında, insanın şuurî idrakini oluşturan hücreler etkilenmeye başlar.
Bunun neticesinde hasta, omuzlarında bir ağırlık hisseder; gözlerinin önünde
ise mahiyetini anlayamadığı birtakım şekiller ve sûretler belirmeye başlar. Bu
görüntüler arasındaki bağlantıyı yahut ilişkiyi de kavrayamaz. Meselâ kendisine
bir kadın ya da erkek silueti görünür. İnsan, gayb âlemine bu şekilde bakmaya
alışık olmadığı için korkuya kapılır ve şuur sınırlarının dışına çıkan
davranışlar sergilemeye başlar.
Bazen bu tesir öylesine derinleşir ki şuurda
kesinti meydana gelir ve kişinin duyuları bilinç dışı tesirlerin hâkimiyeti
altına girer. Artık bir sözünde yeryüzünden, diğerinde gökyüzünden bahseder.
Kimi zaman bayılır, kimi zaman ise kendiliğinden yeniden kendine gelir. Bazen
sebepsiz yere güler, bazen de hiçbir neden olmaksızın ağlamaya başlar.
Şu da olur ki, tabiatlarında tahripkârlık bulunan
başıboş ruhlar, ölümden sonra zihnen zayıf kimseleri arayıp dururlar. Kendi
yıkıcı eğilimleri için uygun bir kimse bulduklarında, onun karşısına çıkarlar
ve şuurunu tesirsiz hâle getirirler.
Bunun tedavisi ise şöyledir: Bir kâğıdın üzerine

…yazıldıktan sonra kâğıt katlanarak fitil hâline
getirilir. Ardından bu katlanmış kâğıt pamuğa sarılır. Pamuk ve kâğıttan
meydana gelen bu fitil, sade yağ yahut zeytinyağı içinde, dumanı hastaya
ulaşabilecek bir yerde yakılır. Bu uygulama gece uyumadan önce yapılmalıdır.
Sabah ise güneş doğmadan önce, “Kul eʿûzü bi-Rabbi’l-Felak” sûresi bütünüyle okunup bir kâse suya üflenir ve bu su hastaya aç karna içirilir.
İki hafta boyunca hastaya kesinlikle tuz
verilmemelidir. İki haftadan sonra da uzun bir müddet tuz son derece az
miktarda kullandırılmalıdır. Ayrıca günde üç defa saf bal kullanılması da son
derece mühimdir۔