Topics

İcazet ve Muskanın Zekâtı


Her manevî uygulayıcı, yaratılışı gereği şu kanaati taşır: “Ben bu kuvveti kime aktarırırsam, o da benim gibi olur.” Çoğu zaman görülmüştür ki bir uygulayıcı, kendi manevî uygulamasını başka birine aktarmış; aktarılan kişinin tabiatı da zamanla uygulayıcının tabiatına benzemiştir. Bir tabiatın başka bir tabiata sirayet etmesi de insanın nefsânî hususiyetlerinden biridir. Hakikî manevî uygulayıcılar oldukça nadirdir; buna karşılık icazet verilmiş uygulayıcılar çokça bulunur. Bu şekilde icazet alan kimselerin yakininde şu düşünce yerleşir: “Biz bunu yaparsak, şu netice meydana gelir.” Daha önce de ifade edildiği gibi, muvaffakiyetin dereceleri yakinin kuvvetine bağlıdır.

Bu kitaptan istifade etmek isteyen kimse —ister kendisi hasta olsun ister başka birini tedavi etsin— önce ve sonra on birer defa salât ü selâm okusun. Ardından yüz bir defa:

بِسْمِ اللهِ الْوَاسِعُ جَلَّ جَلَالُهُ

“Bismillâhi’l-Vâsiʿu Celle Celâluhû”

okuyarak ellerine üflesin ve ellerini üç defa yüzüne sürsün. Bundan sonra, bu kitaptaki manevî uygulamaları yerine getirmek hususunda tarafımdan icazet verilmiştir.

Bir muskayı bizzat kullanırken yahut başka birine yazıp verirken, o muskanın zekâtı olarak iki rupi sadaka verilmelidir. Yahut muska verilen hastaya, muskanın zekâtı olarak iki rupi sadaka vermesi tavsiye edilmelidir۔


 

Topics


Roohani Elaj Turkish

خواجہ شمس الدین عظیمی